Vakit, İmkan, Fırsat

Vakti gelmemiş dahası mütemadiyen vaktini tecil edegeldiğimiz bir mahsule harcanan emek, sermaye, zaman ve sair mecaller karşısında agahlığımızın fesada uğratılması maliyetini kim hesabedecek? Tekamül yolculuğu, geliştirme gayreti diye mi kavrayacağız bunları? Yoksa sebatsızlığı itiraf etmekten mi utanıyoruz? Belki de maymun iştahlılığı matah sayıyoruzdur! İsrafın ve yosun tutmazlığın övüncünü paylaşmak yarışı içinde miyizdir ne, kim bilir! Mümkünler envanterine yeni yeni şeyler katmaktayız zannına mağlup olanlar çoğunluk teşkil etmekte (ise eğer) ve onlar imkanları telef ettiğimizi düşünmüyorlar (ise zaten), demek ki halimizin (varsa) kültürel kıymetini neye istinat ettireceğimizi umursayan da yok muhakkak. Zira savrulma ile kültür birbirine uymaz.

Reklamlar

Bilinç İlginç İdi, Artık Gülünç

Ezilmemek, yaşayabilmek adına uğraşmakla mı dolu bütün vaktimiz? Başka şeylere ayıracak enerjimiz yok mu ki vaktimiz olmasın! Bir makinadan farklı görmüyor mu insan kendini nedir! İnsanlar insanların ne istediği ne istemediği hakkında düşünmeye yetkili görüyor kendini. Ve aynı zamanda… ne istediğine kimseyi karıştırmamaya da yetkin görüyor kendini. Hısım ve akraba olanlar kadar hasım olanlar birbirlerini … Bilinç İlginç İdi, Artık Gülünç yazısını okumaya devam et

Yapma Bilgisi

Yapmağı bilmek ne demektir? Halimize keyf bağışlamaksızın üzerimize alacaksak bu suale icabet etmeli. Bakınız yarım milyona yakın sayıda “sen öğretmensin” diploması almış insanımız var memlekette. Bu kadarı işsiz, atıl duranların sayısı. Kendilerine iş verilmesini bekliyorlar müracaat ettikleri yerden. Kimisi beklerken pazarcılık yapıyor, inşaatta çalışıyor ilahiri. Müracaat ettiği yerden davet gelene kadar “yahu ben öğretmenim, öğretecek … Yapma Bilgisi yazısını okumaya devam et

Amel Etmiyoruz Amel Olmuşuz

Bildiklerimizle amel ettikçe bilmediklerimizi öğreniriz. Bunu musavver kılan “yapma bilgisi”dir. Yapacak kadar bilmek ve yaptığını bilmek yaptığın eşyayı da o eşyanın yapımını da bilmektir. Bunu bilmek o demektir ki yapılanların mukadderattaki neleri tulu ettireceğini, nelere tesir edeceğini, müteessirin neye kalbolacağını bilmektir. Akıbeti vekaiinden evvel vukuundan haber almak yani. İşte ”öğrenme bilgisi“nin temeli budur. İlim ilim … Amel Etmiyoruz Amel Olmuşuz yazısını okumaya devam et

Teknoloji Kültürü Daim Kılar, Akim Değil

Meslek kültürün yaşatıldığı pota ve taşıyıcısı olduğu halde fabrikalarda icra edilemiyorsa ve tevarüs etmiyorken ayrıca mekteplerde de öğrenilmiyorken o, yeni nesle intikal eden ne? İntikal ettirilen bi’’şey yok madem kültür lafazanlığı da neyin nesi! X Nesli, Y Nesli, Z Nesli… bi’de K Nesli tabirleri işitiyoruz. Bu tabirlere yüklenen izahlara bakınca görülüyor ki, selef-halef arasında intikal … Teknoloji Kültürü Daim Kılar, Akim Değil yazısını okumaya devam et

Hedefleriniz Mi, Gerekleriniz Mi?

İkisi de. Hem hedeflerimiz hem gereklerimiz. Zira gereklerimiz hedeflerimizden mütevellittir. Yani hedefleri yoksa birinin mecburiyetleri olur ve cebraltında kaldığını idrak edemez, lakin gereklerini, geçerlerini, gerçeklerini müdrik bir insan ancak hedefi olan insandır. İsabeti agah olup olmadığına bakar ve yerinde, yeterli iş işleyip işlemediğini muayene etmeye bir kıymet verilecekse bu surette tezahür edecektir. Diyorlar ki devlet … Hedefleriniz Mi, Gerekleriniz Mi? yazısını okumaya devam et

İktidarınız Mı, Kültürünüz Mü?

İktidarınız mı, kültürünüz mü? İktidarınız mı kültürünüz? İktidarınız kültürünüz mü? Birbirine müteradif iki tembih sözü tahrir edelim ve “modernizm” ile “islamizm” levhalarının altlarında müstakilen ehemmiyet tahmil-tahvil-tedvin işlerinin foyasını meydana çıkaralım: 1) Modernistlerin iradelerini tatbike muvafık mekanizma organizasyon-otomatizasyon idi. Böylece her türden inkılabı-ihtilali siyasaldan kültürele yapı değişiklikleriyle, atılımlarıyla topluma benimsetebilirlerdi. Bunu başardılar ve dahi herkese sandırdılar … İktidarınız Mı, Kültürünüz Mü? yazısını okumaya devam et

Örgütlenme İnfaza Dairdir, Usule-Esasa Değil

Tedebbür meselelerinin teferruatına boğunca insan “kendi”yi, kendini aidiyet, mensubiyet ve mevcudiyet minvallerinden kendi eliyle koparır da haberi olmaz. Ve hiçbir refah-sürur mevkiine nail olamadan ama ancak yazıklanma içinde, hayıflanma içinde ömrünü neslini zayi eder gider. Kültür ve eğitim-öğretim örgütlenmesi konuşuluyor Türkiye’de 1970’lerden itibaren. Örgütlenmesi yoksa bu mevzularda memleketin diyorlar, cemiyetin müesseseleri arasında hiçbir ahenk hasıl … Örgütlenme İnfaza Dairdir, Usule-Esasa Değil yazısını okumaya devam et

Kimsin: Öğretildiğin Mi, Olduğun Mu?

Kim olduğuma dair bildiklerim var. Kim olduğuma dair bana bildirilenler var. İkisi arasında birinin diğerini çarpıttığını düşündüren ve hiç durdurulamayacak olmasına rağmen doldurulmaya uğraşılan boşluklar var. Bu malumatın hem konusu hem nesnesi durmakta olan kişinin elinden gelen işin kıymeti var mıdır? İşinin kişiliğinden sadır olduğuna muttali değilsen bu suale cevap veremeyeceksin elbet. Hatta suali idrak … Kimsin: Öğretildiğin Mi, Olduğun Mu? yazısını okumaya devam et

Şehametle Değil Lakin Tevali…

Midada değmese de uzattık yazdık: Aidiyet, mensubiyet, asabiyet bahisleri tam da kültür meseleleridir. Mesela “demokratik kültürü” diyor adam. O adamın mesela “Avrupa Kültürü” demeye de dili dönüyor. Yapacak bi’şey yok; telaffuzu yok adamın! Bir insanın “meselelerini halletme ve işlerini hale yola koyma” ferasetinden, o insanın eşyasına ne şekil vereceğine karar kılmasına yahut eşyasını veya yemeğini … Şehametle Değil Lakin Tevali… yazısını okumaya devam et